Değerli Site Ziyaretçimiz,

Para ve finans piyasalarında devam eden istikrarsızlık nedeniyle; petrol, doğal gaz ve emtia fiyatlarındaki düşük seviyelere rağmen, küresel ekonomik büyüme geçen sene de arzu edilen düzeye gelmedi. Bu nedenle iç piyasalar da bu durumdan etkilendi. Yıllık elektrik tüketimi 269 TWh’ten (terawatt saatten) (2015), 270 TWh’e (2016) yükselerek sadece %0,5’lik bir büyüme gösterdi. Bu oran, geçmiş yıllardaki %4 - %7 bant aralığından düşüktür.

Ulusal anlık elektriksel güç talebinin aylık bazda 17 ile 44 GW bandında, diğer bir ifade şekliyle kurulu elektrik üretim kapasitesinin (79 GW’ın) yarısı mertebesinde gerçekleşmiş olması, sanayi üretimine dayalı üretim artışının beklenenin altında olduğunu göstermektedir.

Yukarıda bahsedilen piyasa koşulları altında; 150 MW gücündeki nehir tipi hidroelektrik üretim filomuz bir önceki yıla göre (yağışların bu sene fazla olması sayesinde) %48’lik bir üretim artışıyla 430 GWh elektrik üretmeyi başarmıştır. Yenilenebilir enerji kaynaklarına sağlanan YEKDEM tarifesinin fiyat garantisi ve şebekeye erişim önceliği hakkı sayesinde, yenilenebilir bir enerji kaynağına sahip olmak avantajını yaşadığımız bir yıl geçirdik. Kanal tipi HES’lere sahip olmakla birlikte, bunlarda yer alan büyük ölçekli su depolama haznemiz sayesinde, sistem operatörünün YAL ve YAT talimatlarından da ek gelir sağladık. Bu yıl ayrıca, yeni kurduğumuz enerji ticaret şirketimiz YILDIRIM Enerji Tedarik A.Ş.(YETAŞ) ile enerji tedarik piyasasındaki yerimizi aldık. YETAŞ ile hem bir yandan elektrik üretim tesislerimizin faaliyetlerini optimize ettik, hem de dış tedarikle sağladığımız ilave 385 GWh’lik enerji kaynağını piyasadaki serbest tüketicilere sattık. YILDIRIM Grup’un yıllık 0,4 BCM doğal gaz tedarik gereksinimlerini karşılayacak şekilde grup şirketlerimize A-Z’ye tedarik danışmanlık hizmetlerini de ayrıca verdik.

Bildiğiniz üzere son yıllarda Çanakkale bölgesinde, iki ayrı noktada temiz ithal kömüre dayalı iki adet termik santral projesi geliştirdik. Aralık 2015’de Birleşmiş Milletlerin himayesinde gerçekleşen Paris İklim Zirvesinde alınan COP21 kararları uyarınca bundan böyle; OECD ülkelerinin ihracat sigortası kurumları <700 gr/kWh karbon dioksit emisyonları yayan ileri teknoloji termik santrallerin kurulmasına sadece kaynak sağlayacaktır. Bu kararın ışığında projelerimize ait ÇED izinlerini 2x800 MW kapasitede ve de ultra süper kritik tasarım parametrelerine dayanacak şekilde yeniledik. Bu projelerimize ait gerekli, 45 izin ve lisans ve de 293 kurum görüşünden oluşan, tüm izinler tamamlandığından; 2017/2018 yılları bizim için temiz kömür termik santrallerimiz için yatırımlara başlamak dönemi olacaktır. 2022/2023 yıllarında devreye girecek olan bu tesislerimizden elektrik piyasasına toplam 3200 MW kapasitede makul fiyatlanmış, kaliteli ve de çevresel etki bakımından sürdürülebilir nitelikte enerji sunuyor olacağız.

YEKDEM tarife ve mekanizması bir yandan, yerli linyite dayalı termik santrallere sağlanan teşvik ve ek yükümlülük uygulamaları diğer yandan, bu teknolojilere dolaylı yoldan sağlanan şebekeye erişim önceliği ve de talep düşüklüğünden kaynaklanan sığ piyasa şartlarından en fazla etkilenen teknoloji doğal gaz kombine çevrim (DGKÇ) santralleri olmuştur. Bu nedenle iki adet, her biri 600 MW kapasiteli DGKÇ santral yatırım projelerimizin kurulum aşamasına (tüm izin ve lisanslara sahip olmamıza rağmen) geçemedik. İleriki yıllarda piyasa şartlarının değişmesi veya tam liberal enerji piyasalarında olduğu gibi Türkiye’de de bir kapasite pazarının oluşturulması hallerinde, DGKÇ santral yatırımlarımızı hayata geçireceğiz. Bu sayede teknik yönden -dengesiz yenilenebilir enerji kaynaklarının- teknik mahsurlarını bertaraf edebilecek esnek üretim kabiliyetine sahip bu projelerimiz de piyasadaki yerlerini alabilecektir.

Yukarıda irdelediğim şartlarda 2022/2023 yılları itibarıyla kurulu gücümüzün 3350 MW, planlanan enerji üretim miktarımızın ise 24,4 TWh olmasını hedeflemekteyiz.

Saygılarımla,

Dr. Tamer TURNA